Saturday, June 5, 2010

Kafa kağıdı yeni, ruhu eski

Kıymetli bir kardeşimle yazışmamız sırasında, bu devrin insanlarının nasıl olduklarını irdelerken bulduk kendimizi. Konuştuklarımız, çevremdeki orta yaştan genç pek çok tanıdığımın söylediklerini hatırlattı.Kafa kağıdı yeni, ruhu eskimiş insanlardan oluşan dünyada yaşıyor olduğumuzu fark ettik. Biri diyordu yaş 34 ruh 244, diğeri yaş 20 ruh 90. Ve geçen sene vizyonda seyrimize sunulan 'Benjamin Button' filmi o an, sadece beğendiğim bir film olmaktan çıktı. Bir nevi, bu zamanın insanlarının hayatının seyrini aktaran yapım olarak zihnimde canlandı. Ve insanların hayatta yaşadıkça, piştikçe, hamlıklardan sıyrılıp, zahmetlerden kurtulup, ruhu gençleşmişlere dönüşüyor olduğunu düşündüm. Sonunda kendimce yaptığım yorum;'Eğer kafa kağıdını eskitmek nasip olursa birgün, bir bebek kadar dingin ve taze ruha bürüneceğiz' oldu. Zaman, yaşı genç olsa da, hayat koşulları sebebiyle ruhunen yaşlanmışların zamanı. Ve bu alem, insan olmanın gücü ve kudretiyle, yaşadıkça gençleşen ruhların diyarı.

No comments: