Ne sen, ne ben.
Bizden adam olmaz.
Aynı kafa, aynı terane.
Sanki binmişiz bir tayyareye,
Gezinir zihnimiz, dönmemek için viraneye.
Fireko, 17.05.2010
Monday, May 17, 2010
Thursday, May 6, 2010
Hangisi?
Gitmek mi gerek?
Ellerinin arasından kaymak.
Henüz içten gelenleri anlatmadan,
Sessizce gecenin derinliği olmak.
Issız kumsallarda yalnızlık mı?
Mehtaplı bir gecede sarıveren sine mi?
Tüm duvarları yıkıp,
Yüreğinin sesine takılıp,
‘Var mısın?’ nidalarıyla,
‘Sen misin?’ sorusuna cevap bulmak.
Veya sualleri örtüp,
Sessiz mısralara dalmak.
Tercihler,
Varışlar,
Kayboluşlar.
Her biri ayrı takılar.
Kimisi yaparken divane,
Kimi kılacak seni yegane.
İyisi mi, dinlemeli ‘O’ sesi.
Ve takip etmeli, çağıran nefesi.
Fireko; 06.05.2010
Ellerinin arasından kaymak.
Henüz içten gelenleri anlatmadan,
Sessizce gecenin derinliği olmak.
Issız kumsallarda yalnızlık mı?
Mehtaplı bir gecede sarıveren sine mi?
Tüm duvarları yıkıp,
Yüreğinin sesine takılıp,
‘Var mısın?’ nidalarıyla,
‘Sen misin?’ sorusuna cevap bulmak.
Veya sualleri örtüp,
Sessiz mısralara dalmak.
Tercihler,
Varışlar,
Kayboluşlar.
Her biri ayrı takılar.
Kimisi yaparken divane,
Kimi kılacak seni yegane.
İyisi mi, dinlemeli ‘O’ sesi.
Ve takip etmeli, çağıran nefesi.
Fireko; 06.05.2010
Friday, April 30, 2010
Adsız
İnsanlar seni dertsiz bilirler,
Gülen yüzünü bana yorarlar.
Ne çizgiler, ne sızılar,
Hiç biri ele vermez.
Zor olmuşsa da, geçen yıllar.
İki kahkaha örtse de sisi,
Ruhunun rengi boyasa da bizi,
O mahsun bakışlar,
O derin ışıklar,
Anlatırlar, seninle nasıl oldular.
Bilirsin karşındaki süs,
Ardından gelse de güz,
Sen yine bahar, yine yaz.
Kışta da buldun ayrı haz.
Ve diledin:
Heyecan gitmeden,
Can kendinden geçmeden,
Sevgi pınarı dibe ermeden,
Gidivermeyi bu alemden.
Kolay olmasa da, demek ‘Elveda’,
Ve yollara, ‘Merhaba’,
Bir bedevi misali,
Yar kollarsın,
Biraz orada, biraz burada.
Fireko; 30.04.2010
Gülen yüzünü bana yorarlar.
Ne çizgiler, ne sızılar,
Hiç biri ele vermez.
Zor olmuşsa da, geçen yıllar.
İki kahkaha örtse de sisi,
Ruhunun rengi boyasa da bizi,
O mahsun bakışlar,
O derin ışıklar,
Anlatırlar, seninle nasıl oldular.
Bilirsin karşındaki süs,
Ardından gelse de güz,
Sen yine bahar, yine yaz.
Kışta da buldun ayrı haz.
Ve diledin:
Heyecan gitmeden,
Can kendinden geçmeden,
Sevgi pınarı dibe ermeden,
Gidivermeyi bu alemden.
Kolay olmasa da, demek ‘Elveda’,
Ve yollara, ‘Merhaba’,
Bir bedevi misali,
Yar kollarsın,
Biraz orada, biraz burada.
Fireko; 30.04.2010
Thursday, April 29, 2010
Talepkar şiir :)
İstemek çok önemli.
Vaktiyle istediklerimden ne kadar çoğu bahşedilmişler,
Dönüp baktığımda maziye,
Veya yaşıyorken zahirde,
Tek tek selam ediyorlar,
Verilenler, verilmekte olanlar.
İsteyeceksin.
İstemeyi bileceksin.
Bir köşede yapıcı kumrusu gibi sinmeyeceksin.
Gelenlerden gidenler olursa
Yenileriyle boşluklar dolacak.
Buna önce sen kani geleceksin.
Son nefese kadar
Israrla isteyeceksin.
İstemeyi bileceksin.
Fireko, 28.04.2010
Vaktiyle istediklerimden ne kadar çoğu bahşedilmişler,
Dönüp baktığımda maziye,
Veya yaşıyorken zahirde,
Tek tek selam ediyorlar,
Verilenler, verilmekte olanlar.
İsteyeceksin.
İstemeyi bileceksin.
Bir köşede yapıcı kumrusu gibi sinmeyeceksin.
Gelenlerden gidenler olursa
Yenileriyle boşluklar dolacak.
Buna önce sen kani geleceksin.
Son nefese kadar
Israrla isteyeceksin.
İstemeyi bileceksin.
Fireko, 28.04.2010
İyi günde tamam da, kolaysa kötü günde de:)
Kıymetli bir arkadaşımdan gelen paylaşımın düşündürdükleri:
''Aşk' dar zamanda aşk, 'dostluk' dar zamanda dostluk'. Keyifte, meşkte ve afiyetteyken birilerinin yanında olmak değil, zorluklarla sınavları verebilmek maharet.
Biz lisansda okurken 'Psikoloji 101' diye bir ders vardı. Farklı farklı bölümlerden insanlar bu dersi alır ve rahatlıkla verirdi. Ve o dersen AA almış olman, ortalamayı desteklemek ve kültürel açıdan kendine artı değer katmaktan çok öte birşey değildi (şahsi fikrim). Oysa zahmeti, meşakkatiyle ün salmış bir dersde başarılı olunduğunda, durum başkalaşırdı. Sen, zoru başarmış olduğunu, kapasiteni ve 'hayat' ta, senin neler başarabildiğini idrak ediyordu.
Ve 'hayat' sınavlarla dolu bir okul gibi. Sürekli öğreniyoruz, sürekli öğrendiklerimizle ilgili sınanıyoruz. Kısacası farklı farklı alanlardan sınavlara tabii oluyoruz. Bu sınavlar sırasında 'has'ı da, 'pas'ı da anlıyoruz. Hayat haslarıyla da, paslarıyla da güzel. Yeterki yaşamasını ve değerlerin kıymetini bilebilelim.
Annemin kuzenlerinden birinin bir lafı vardır. Çok severim.'Maymunum oynarken, kazanım kaynarken'der.
Hayat, dostları, gerçek hayat arkadaşını, 'has' insanları dar zamanlarda fark ettirtebiliyor. 'O' ana kadar değerini anlyamadıklarınız, sinenize dolmaya, 'O' ana kadar bağlandıklarınız da rengini salmaya başlayabiliyor. (Dara, zora kalmadan 'değerleri' fark edenlere 'ne mutlu', öylesi de oluyor, 'yok' değil.)
Düştüğünde, tökezlediğinde, afallayıp, zayıf ve naif olduğunda, yanındakiler kadar oluyor, 'hazinelerin'. Yanındakilerle birlikte, sana kalanlar kadar oluyor, 'kazançların'.
Artısıyla, eksisiyle, iyi günde olduğu gibi kötü günde de birlikte olduğumuz tüm 'Canlar' ı verene, ve varlıklarıyla mesut edenlere, TEŞEKKÜRLER, ŞÜKÜRLER, ŞÜKRANLAR:)
Rengi atanlara da, renk saldıkları için teşekkürler:)
''Aşk' dar zamanda aşk, 'dostluk' dar zamanda dostluk'. Keyifte, meşkte ve afiyetteyken birilerinin yanında olmak değil, zorluklarla sınavları verebilmek maharet.
Biz lisansda okurken 'Psikoloji 101' diye bir ders vardı. Farklı farklı bölümlerden insanlar bu dersi alır ve rahatlıkla verirdi. Ve o dersen AA almış olman, ortalamayı desteklemek ve kültürel açıdan kendine artı değer katmaktan çok öte birşey değildi (şahsi fikrim). Oysa zahmeti, meşakkatiyle ün salmış bir dersde başarılı olunduğunda, durum başkalaşırdı. Sen, zoru başarmış olduğunu, kapasiteni ve 'hayat' ta, senin neler başarabildiğini idrak ediyordu.
Ve 'hayat' sınavlarla dolu bir okul gibi. Sürekli öğreniyoruz, sürekli öğrendiklerimizle ilgili sınanıyoruz. Kısacası farklı farklı alanlardan sınavlara tabii oluyoruz. Bu sınavlar sırasında 'has'ı da, 'pas'ı da anlıyoruz. Hayat haslarıyla da, paslarıyla da güzel. Yeterki yaşamasını ve değerlerin kıymetini bilebilelim.
Annemin kuzenlerinden birinin bir lafı vardır. Çok severim.'Maymunum oynarken, kazanım kaynarken'der.
Hayat, dostları, gerçek hayat arkadaşını, 'has' insanları dar zamanlarda fark ettirtebiliyor. 'O' ana kadar değerini anlyamadıklarınız, sinenize dolmaya, 'O' ana kadar bağlandıklarınız da rengini salmaya başlayabiliyor. (Dara, zora kalmadan 'değerleri' fark edenlere 'ne mutlu', öylesi de oluyor, 'yok' değil.)
Düştüğünde, tökezlediğinde, afallayıp, zayıf ve naif olduğunda, yanındakiler kadar oluyor, 'hazinelerin'. Yanındakilerle birlikte, sana kalanlar kadar oluyor, 'kazançların'.
Artısıyla, eksisiyle, iyi günde olduğu gibi kötü günde de birlikte olduğumuz tüm 'Canlar' ı verene, ve varlıklarıyla mesut edenlere, TEŞEKKÜRLER, ŞÜKÜRLER, ŞÜKRANLAR:)
Rengi atanlara da, renk saldıkları için teşekkürler:)
Tuesday, April 27, 2010
Deva
Bazen bir el uzanır,
Tutup kaldırmak ister seni yerinden.
İhtiyacın olsa da o anda,
Yazgılar buluşmazsa, el havada kalır,
Sen durağında.
Kimi zaman seni tamamen sarandır, gelen sesleniş.
Tüm yaralarına derman zannedersin.
Kim bilir, belki en büyük ızdırabın neferidir.
Ferahlar için, sen hekimini bekleyensin.
Var olmuşsa veba,
Bulundu ona deva,
Sen de sıkma bu canı,
Elbette gelecek şifa.
Fireko, 27.04.2010
Tutup kaldırmak ister seni yerinden.
İhtiyacın olsa da o anda,
Yazgılar buluşmazsa, el havada kalır,
Sen durağında.
Kimi zaman seni tamamen sarandır, gelen sesleniş.
Tüm yaralarına derman zannedersin.
Kim bilir, belki en büyük ızdırabın neferidir.
Ferahlar için, sen hekimini bekleyensin.
Var olmuşsa veba,
Bulundu ona deva,
Sen de sıkma bu canı,
Elbette gelecek şifa.
Fireko, 27.04.2010
Thursday, April 22, 2010
Olana
Varolup ta, dağlayanları,
Can evimden vurup, bağlayanları,
Rahmetin yollarına daldıranları,
Teşekkür ve şükürle ananlardanım.
Her bir sonda, başlangıç bulanları,
Bittiği anda dirilip kalkanları,
Çıkmadık cana hak tanıyanları,
Saygıyla selamlayanlardanım.
Sözü ve özü bir olana,
Ruhunu hür ve gür kılana,
Gereksiz zahmeti tanımayana,
İçin için imrenen bir fidanım.
Fireko, 22.04.2010
Can evimden vurup, bağlayanları,
Rahmetin yollarına daldıranları,
Teşekkür ve şükürle ananlardanım.
Her bir sonda, başlangıç bulanları,
Bittiği anda dirilip kalkanları,
Çıkmadık cana hak tanıyanları,
Saygıyla selamlayanlardanım.
Sözü ve özü bir olana,
Ruhunu hür ve gür kılana,
Gereksiz zahmeti tanımayana,
İçin için imrenen bir fidanım.
Fireko, 22.04.2010
Subscribe to:
Posts (Atom)