Belki yeni doğan gün gülümser kaderime,
Umulmadık kapılar açılıverirler habire.
Bunu düşünmek dahi ayrı haz verir,
Güçlenmeyi sağlar en dar zamanda bile.
Hayat sana hep gülümsesin Biiiiciiiğiiimmm:)
17.09.2011
Sunday, September 18, 2011
Tuesday, September 13, 2011
Bahçe'den Dağ'dan
Evlat ağaç, anne bağ-bahçe, baba dağ imis. Evlat bir yandan anasinin ömrünün mahsuluyken, diğer yandan onun tüm varlıklarından istifade eden, sonuçta faydali bir varlik olabilirse üretkenlikleriyle anasinin omrunu yeserten, susleyen, tum kaynaklari tuketmek karsiliginda bunu yapabilenmis. Bahcenin canliligi ve guzelligi icin agacin coskusu yetermis.
Babaysa dag imis. Dag bahce gibi degilmis. Agacina can olurmus, hayat kurmasinda, boy vermesinde hep kendinden sunanmis. Bir zaman sonra agac ta serpildigiyle, kök salarak, ureyip çoğalarak onda erozyonu önler, kayıplara mahal vermez, vaktiyle ve hali hazırda gordugu sahiplenmeye bir nevi tesekkurmuscesine varligini etkin sekilde surdururdurebilirse dag onun ardinda her daim durabilirmis. Agac kök salamaz, dağın da var olmasına destek olamazsa hem dağ kayar gider, hem de ağaca dayanak kalamazmis. Herbir yanı güzelliklerle bezenmiş koca çınarlar, olduğu bahçenin dal dal veren gülü, dağının ölümsüz eseri olabilmek ümidiyle.
Babaysa dag imis. Dag bahce gibi degilmis. Agacina can olurmus, hayat kurmasinda, boy vermesinde hep kendinden sunanmis. Bir zaman sonra agac ta serpildigiyle, kök salarak, ureyip çoğalarak onda erozyonu önler, kayıplara mahal vermez, vaktiyle ve hali hazırda gordugu sahiplenmeye bir nevi tesekkurmuscesine varligini etkin sekilde surdururdurebilirse dag onun ardinda her daim durabilirmis. Agac kök salamaz, dağın da var olmasına destek olamazsa hem dağ kayar gider, hem de ağaca dayanak kalamazmis. Herbir yanı güzelliklerle bezenmiş koca çınarlar, olduğu bahçenin dal dal veren gülü, dağının ölümsüz eseri olabilmek ümidiyle.
Monday, August 1, 2011
Haydi:)
Hayat suruyor sen sizlansan da, hizlansan da. Iyisimi kacirma ani, ciz-biz yapma. Tut bir tarafindan akip gidenin. Bilesin ki olursun birsekilde, oldugun yerden otesinin. Fireko 31.07.2011
Saturday, May 21, 2011
Tım tım
Yükleri attım, yoluma baktım,
'Bundan doğrusu var mıydı' diye çok tarttım.
Anladım ki, biraz gidişata 'Eyvallah',
Biraz muammaya bin takla,
Sonunda olacaklar görünecek bir anda.
Kim bilir, belki yaşanırlar yıllarca?
Fireko, 19.05.2011
'Bundan doğrusu var mıydı' diye çok tarttım.
Anladım ki, biraz gidişata 'Eyvallah',
Biraz muammaya bin takla,
Sonunda olacaklar görünecek bir anda.
Kim bilir, belki yaşanırlar yıllarca?
Fireko, 19.05.2011
Sunday, May 15, 2011
Son dönemde yazılanlardan.....
Dane dane
Sinemde var sansamda yare,
Aslında hepsi birer güldane.
Ne hüsran, ne de çile bendeki hare.
Sadece cilvesi bu kısa ömrün,
Dilde bahis olan, bahane.
Fireko 12.05.2011
Esinti
Bir vardın, bir yoktun,
Gökteki yıldızlar gibi kah göründün, kah kayboldun.
Bu hallerle sözlerimin nicesini sessizliklere koydum.
Çoşkulu bir ruhtum,
Bundandır sustuklarımla için için yoğruldum.
Anladım ki, yoruldu sandıklarım halen diri ve feyizli,
Artık biliyorum, varlığım bundan böyle kalacak hep ahenkli.
Fireko 04.05.2011
Sinemde var sansamda yare,
Aslında hepsi birer güldane.
Ne hüsran, ne de çile bendeki hare.
Sadece cilvesi bu kısa ömrün,
Dilde bahis olan, bahane.
Fireko 12.05.2011
Esinti
Bir vardın, bir yoktun,
Gökteki yıldızlar gibi kah göründün, kah kayboldun.
Bu hallerle sözlerimin nicesini sessizliklere koydum.
Çoşkulu bir ruhtum,
Bundandır sustuklarımla için için yoğruldum.
Anladım ki, yoruldu sandıklarım halen diri ve feyizli,
Artık biliyorum, varlığım bundan böyle kalacak hep ahenkli.
Fireko 04.05.2011
Thursday, February 17, 2011
Birden
Hep ‘gideyim gideyim’ dedim,
Ya mekan dar geldi veya ruhumun bedenden taşası.
İçime sindirdikçe hayatı,
Yaşadığım yerler cana dokunu verdi.
Bırak gitmeyi,
Fani olanlar 'bütün' olmayı öğrendi.
Fireko, 17.02.2011
Ya mekan dar geldi veya ruhumun bedenden taşası.
İçime sindirdikçe hayatı,
Yaşadığım yerler cana dokunu verdi.
Bırak gitmeyi,
Fani olanlar 'bütün' olmayı öğrendi.
Fireko, 17.02.2011
Sunday, January 9, 2011
Toplumun düşündürdüklerinden
Her zaman, eğitimli, açık fikirli ve hür ruhlu kişilerin soylarını mümkün olduğu kadar çok çocukla devam ettirmelerinden yana oldum. Aile planlaması denilen uygulamaların, cehaleti terk etmek istemeyen, dar kafalı ve banaz kesimlerde yürütülmesinin faydalı olabileceğini düşündüm. Gidişat fikren desteklediğimin tersine işledi. Eğitimli, açık fikirli ve toplumsal iyileşmeleri sağlayacak evlatları yetiştirebilecek kapasitedeki ebeveynler tek çocuk sahibi olmayı tercih ettiler ve tercihleri bu doğrultuda süreceğe benziyor. Önümüzdeki yıllarda ortalık Çin'deki '6 Pocket Syndrome' olarak adlandırılan, bir çocuğun altı ebeveynin (anne-baba ve onların anne ve babaları) odağı olduğu durumu tecrübe ederek yetişmiş insanlar dünyası olacak.
Hali hazırdaki ve yarının dünyasına çocuk getirmek ne kadar doğrudur, ne kadar değildir tartışılır. Gelin görünki insanoğlu var oldukça soyunu devam ettirme girişimleri devam edecektir (bu yaratılmışların doğasında var). Ve soyları sürdürme girişimlerini vasıflı gerçekleştirmeye çalışan pekçok kişi (girişte bahsettiği ilk grup) farkında olmadan zahmetlere salahiyet verecekler ve veriyorlar. Kardeşliği, paylaşmayı, dayanışmayı aile müessesinde, hemen berisindeki kardeşiyle öğrenmeye olgusu da ender yaşananlar kafilesine katılanlardan biri olacak, hatta olmakta. Diğer taraftan yurdum topraklarında, dünyaya getirilen her nefesi bir nevi ekmek kapısı, bir nevi refah getirici olarak düşünen kesimlerdeyse üremek son hız devam etmekte (girişte bahsettiğim ikinci gruptakiler). Ve, yarının güncesini inşaa edecek olanları günümüzdekilerden farklı değişkenlerle düzenlenmiş denklemler bütünü olarak gördüğüm hayatlar ve bunlarla uğraşacakları günler bekliyor. Herşeye rağmen, toplumun dengesini tutmaya çalışan fertlerin her zaman var olacağını da düşünmüyor değilim.:)
Hali hazırdaki ve yarının dünyasına çocuk getirmek ne kadar doğrudur, ne kadar değildir tartışılır. Gelin görünki insanoğlu var oldukça soyunu devam ettirme girişimleri devam edecektir (bu yaratılmışların doğasında var). Ve soyları sürdürme girişimlerini vasıflı gerçekleştirmeye çalışan pekçok kişi (girişte bahsettiği ilk grup) farkında olmadan zahmetlere salahiyet verecekler ve veriyorlar. Kardeşliği, paylaşmayı, dayanışmayı aile müessesinde, hemen berisindeki kardeşiyle öğrenmeye olgusu da ender yaşananlar kafilesine katılanlardan biri olacak, hatta olmakta. Diğer taraftan yurdum topraklarında, dünyaya getirilen her nefesi bir nevi ekmek kapısı, bir nevi refah getirici olarak düşünen kesimlerdeyse üremek son hız devam etmekte (girişte bahsettiğim ikinci gruptakiler). Ve, yarının güncesini inşaa edecek olanları günümüzdekilerden farklı değişkenlerle düzenlenmiş denklemler bütünü olarak gördüğüm hayatlar ve bunlarla uğraşacakları günler bekliyor. Herşeye rağmen, toplumun dengesini tutmaya çalışan fertlerin her zaman var olacağını da düşünmüyor değilim.:)
Subscribe to:
Posts (Atom)